Aya Nikola Manastırı

Aya Nikola Manastırı

Aya Nikola Manatırı, Bizans dönemi kaya manastırların en iyi örneklerindendir. Zemin katta kilise, daha aşağıda ayazma, üstte keşişlere mahsus bölümler bulunmaktadır. Kayalara oyularak yapılmış kademe halinde hücreler vardır. Kuzey tarafta merdivenle ayazmaya inilmektedir. Kilisenin doğusunda ikinci bir giriş daha bulunmaktadır. Anadolu’daki dinsel mağara yapılara benzemekle birlikte özellikle duvarlara oyulmuş haç bezemeleriyle onlardan ayrılmaktadır. Ayazmanın kutsal olarak nitelendiği ve burada hastaların şifalı kaynak sularıyla tüm dertlerinden kurtulduğuna inanılırdı. Yarım yuvarlak kubbeler sade başlıklı sütunlara oturmuş yapının ön kısmı yılıkmış, kayaların içindeki kısmı ise kabartmalarıyla eski dönemi yansıtmaya devam etmektedir. 19. yüzyılda Rumlar tarafından kaya galerinin önü ahşap bir giriş ile tamamlanmış, ancak bu bölüm daha sonra ortadan kaldırılmıştır. Bu tarihi değer de malesef insanlarımızca talan edilmiştir.

Kıyıköy Kalesi

Kıyıköy Kalesi

Kıyıköy merkezini çevreleyen surlar İmparator 6. Jüstinyen döneminde yapılmıştır. Kıyıköy Kalesi Surları Bizanslılar tarafından da önemli görülerek M.S. 9-10. yüzyıllarda çeşitli onarımlar görmüştür. Günümüzde Kıyıköy merkezine girişi sağlayan iki ana giriş kapısı ve batı duvarları ayakta durmaktadır. Doğu duvarları ise yıkılmıştır. Surların bazı bölümlerini çevreleyen savunma hendekleri tesbit edilmiştir.
Ayakta kalmayı başarmış surların yüksekliği yer yer 5 metreyi bulurken, surların kalınlığının 2,5 metreyi bulduğundan söz etmekte yarar var. Kesme taş, tuğla ve moloz malzemenin ortak kullanıldığı kale surlarının güney cephesinde gizli bir kapı bulunur. 180 merdivenle bugün limanın bulunduğu bölüme doğru inen merdivenler doğanın ve insanın aşındırması ile eskisi gibi takip edilememektedir.

Aşağı Pınar Höyüğü

Aşağı Pınar Höyüğü

Çok eski bir tarihe sahip olan Aşağı Pınar Höyüğü,Kırklareli il merkezine sadece 3 kilometrelik bir mesafede yer alır. Höyük, ilk olarak 1980 yılında fark edilmiştir. O dönemde Salhana adıyla kayıtlara geçilmiştir.
Aşağı Pınar Höyüğü, 1993 yılında ise yeni kazı çalışmalarına başlanmıştır. Yapılan araştırma ve kazı çalışmaları sonucunda yeni kalıntılar gün yüzüne çıkarılmış ve bölgenin Neolitik çağda yerleşim alanı olarak kullanıldığı bilgisine ulaşılmıştır. Bölgenin tarihiyle alakalı zengin kalıntılara sahip olan Aşağı Pınar Höyüğü, 3.000 metrekarelik bir alanı kapsamaktadır. Kırklareli’nin en geniş arkeolojik kazı çalışma alanı olan Aşağı Pınar Höyüğü gezi listenizde mutlaka yerini almalı.

Dupnisa Mağarası

Dupnisa Mağarası

Dupnisa Mağarası, Kırklareli’nde bulunmaktadır ve tarihi geçmişi 180 milyon yıl öncesine dayanmaktadır.
İki kat ve üç mağaradan oluşan Dupnisa Mağarası’nın toplam uzunluğu 2720 metredir Kuru Mağarası, Kız Mağarası ve Sulu Mağarası oluşturduğu mağaralardandır.
İçinde bir yer altı nehri akmaktadır ve gezenleri fazlasıyla etkileyen bir özelliğidir bu nehir. Kim bilir hangi önemli olaylara şahit oldu. 180 milyon yıllık geçmişinde merak edilen çok bilgi var mağara hakkında. Sessizliğini koruyarak yüzyıllara karşı ayakta duran ve oldukça yaşlı olan Dupnisa Mağarası’nın ziyaretçisi oldukça fazladır. Köklü geçmişiyle ve sarkıt, dikitleriyle görülmeye değer bir yer olan bu mağarayı günü birlik bir geziyle ziyaret edebilirsiniz. Ardından Pınarhisar Kalesi’ni, Vize Kalesi’ni,Balkaya Köyü’nü ve İğneada Longozu’nu da mutlaka keşfedin.

Kanlıgeçit Höyüğü

Kanlıgeçit Höyüğü

Kırklareli il merkezinin güneyinde kalan Kanlı geçit Höyüğü, şehrin eski yerleşim alanları hakkında bilgi veren noktalardan biridir.
Kanlıgeçit Höyüğü, şehrin bir diğer tarihi alanı olan Aşağı Pınar Höyüğü’nün 300 metre uzaklığındadır. Höyük kuzey, doğu ve güney olmak üzere üçe bölünmektedir. Bölge Aşağı Pınar Höyüğü’nü tespit eden Prof. Dr. Mehmet Özdoğan tarafından tespit edilmiştir.
Höyükteki ilk arkeolojik kazı çalışmaları ise 1994 yılında başlamıştır ve birçok kalıntı ortaya çıkarılmıştır. Aşağı Pınar Höyüğü’nün ardından Kanlıgeçit Höyüğü’ne de uğrayarak gününüzü dolu dolu bir geziyle tamamlayabilirsiniz.

Poliçe Koyu

Poliçe Koyu

Poliçe Koyu, Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı Kışlacık Köyü sınırları içerisinde yer alıyor. Tam olarak Kıyıköy’ün kuzeyinde ve Kıyıköy Panayır İskelesi arasında bulunan Poliçe Koyu, görenlere adeta görsel bir şölen yaşatıyor.
Oldukça şirin bir görünüme sahip olan Poliçe Koyu, falezli yapısı arasında yer alan kumsalı ile dikkat çekiyor. Arkasında kendisini kuşatan bir orman bulunan Poliçe Koyu, bu özelliği nedeniyle kamp ve karavan tutkunlarının vazgeçilmez adreslerinden biri.
Poliçe Koyu, Kıyıköy’e yürüme mesafesinde bulunuyor. Orman içinden geçen yolları takip ederek Poliçe Koyu’na ulaşabilirsiniz.

Kıyıköy Camii

Kıyıköy Camii

Kıyıköy kasabasının girişinde bulunmaktadır. Osmanlı dönemine ait olan yapı, kiliseden camiye dönüştürülmüş ve halen faal durumdadır.

Kıyıköy Limanı

Kıyıköy Limanı

Kıyıköy'e yolunuz düşerse eğer taze balık için ve doğa harikası manzarası ile gitmenizi tavsiye ederiz.

Kıyıköy Mağarası

Kıyıköy Mağarası

Kıyıköy’de pek çok tarihi ve turistik yer bulunmakta. Oldukça ufak bir belde olan Kıyıköy, Karadeniz’e kıyısı olduğu için geçmişte Karadeniz’e geçen gemiler buradan gözlemleniyormuş. Kıyıköy ’deki önemli ziyaret merkezlerinden bir tanesi de Kıyıköy Mağarası. Kendi kendine oluşmuş bu mağaranın ne zaman oluştuğuna dair herhangi bir bilgi mevcut değil. Bölgede yaşayan halk bu mağaraya Kurudere diyor. Mağaranın bir yamaçta bulunması sebebiyle ulaşım biraz yorucu olabiliyor.

Kıyıköy Papuçdere

Kıyıköy Papuçdere

Kıyıköy'de konaklama fırsatınız olursa eğer Papuçdere'de yunus ile keyfini çıkarmayı unutmayın. Her tarafı doğa cenneti olan yerde gittikçe göz zevkinizi doyuracak derede unutulmaz anlar yaşayacaksınızdır. Ayrıca tepeden de harika bir görüntüsü var.

Selvez Köyü

Selvez Koyu

Bu koyun tarihi ile ilgili birçok fazla bilgi yer almasa da sakinliği ve denizinin temizliğiyle, uzun zamandır tatilcilerin gözde mekanı haline gelmiştir. Oldukça sessiz ve sakin olan koy genelde ailelerin tercih ettiği bir yerdir. Bu koyda kafanızı dinleyebilir, doğa ile başbaşa vakit geçirebilir ve denizin keyfini çıkarabilirsiniz. Selvez Koyu, tarihi mekanlara olan yakınlığı ile de tatilcilerin dinlenmek için tercih etti bir yer haline gelmiştir. Bu koy eşsiz doğal güzelliğe, temiz bir denize ve sapsarı bir kumsala sahiptir. Bu nedenle hem yerli hem de yabancı turistlerin oldukça ilgisini çekmektedir. Koyun bu kadar tercih edilmesinin başka bir sebebi de İstanbul’a oldukça yakın bir yerde bulunmasıdır.

Panayır İskelesi Koyu

Panayır İskelesi Koyu

Panayır İskelesi Koyu Kışlacık Köyü’nde, ilçe merkezine 47 km mesafede bulunuyor. Diğer koylara nazaran daha iyi korunduğu belli olan Panayır İskelesi Koyu’nun, 20 metre genişliğinde ve yaklaşık 200 metre uzunluğunda bir kumsalı var. Koyun geri kalan kısmı ise yemyeşil bir ormanla kaplı.
Gözlerden uzak olması burayı kamp ve karavan turizmi için oldukça elverişli bir hale getirmiş. Kamping alanı dışında kısıtlı ve çok özenli olmayan sezonluk tesisler de bulabilmek mümkün Panayır İskelesi Koyu’nda.
Poliçe Koyu’ndan sonra İğneada yönüne doğru devam ettiğinizde, eşsiz güzelliği ile karşılar sizi Panayır İskelesi Koyu. Kamp ve karavan tutkunlarının, ayrıca motor guruplarının sıklıkla uğradığı adreslerden biridir. Oldukça berrak ve temiz bir denize sahip olan Panayır İskelesi Koyu’nda, yer yer denize kaymış kıyı oluşumları görülebiliyor. Panayır İskelesi Koyu, kalkan balığı avcılarının da uğrak noktalarından biri.
Kıyıköy’e yürüme mesafesinde bulunan Panayır İskelesi Koyu, keşfedilmemişliğin verdiği güzellikle, Karadeniz’in uçsuz bucaksız ve hırçın dalgalarının manzarası ile büyülüyor insanı.